10 Ağustos 2013 Cumartesi

Meleklerle Yaşamak

Sevgili Beki Hanım iki kızım Gökçe ve Gülay sizi takip edip kitaplarınızı okuyorlar. Ve bir şeyimi kaybettiğimde "Anneciğim baş melek Samuel'i çağır. Aradığını hemen bulursun !"diyorlardı. Ben de dediklerini yapıyor aradığımı şıppadanak buluyordum. Ama o kadar. "Tüm isteklerimi yüce rabbimden isterim ben . O yapar gereğini diyordum."
Ne var ki "İş Hayatında Melekler "isimli  kitabınızı okuyan  kızım Gökçe'nin ağlaması dikkatimi çekti. Ertesi gün kitabınızı bitirdi. Hemen ben okumaya başladım.
Kitabınız çok sardı hemen içine aldı beni.
O günde 4. kitabım olan "Anne! İşe Gitmesen Olmaz mı!"nın  bandrolünü almak için basın evi sahibiyle birlikte başvuruda bulunacaktık. Basımevine kadar kitabınızı yol boyunca okumayı otobüste de sürdürdüm.
Saat  16.00'dan önce orada olmalıydık. Bankaya gidip bandrol ücretini yatırdık. Derken saat ilerledi. Basın evi sahibi "Müracaatımızı almazlar, yarın gidelim ya da bayram sonuna kalsın. Saat 15.55 Beş dakikada ulaşamayız oraya." dedi.  
Yayınevi sahibiyle yürüyoruz. Ben içimden "Baş Melek Mikail lütfen yardım eder misin! Müracaatımızı yapalım. Oradaki çalışanlar da bir kolaylık yapsınlar benim için, kitabım için."diyorum. ve ekliyorum "Baş melek Mikail lütfen yayınevi sahibi de gitmemek için direnmesin. Ertelemesin işimizi. Lütfen yardım eder misin!"diye
Derken ışıklara geldik. Yayınevi sahibi bir şeyler söyledi "Bayram sonuna görüşürüz." filan gibisinden... Ben Meleklerimle istişare halindeyim. Yayınevi sahibim bana dönüp "Hocam siz ne dersiniz? demez mi... Ben hemen bu gün baş vurumuzu yapsak diyorum. O  kadar geldik. Daha sonra ben gelir verecekleri bandrol no' larını alırım. Siz de iki kere yorulmazsınız."dedim.
Peki gidelim o zaman dedi. Yumuşadı.
 Gittiğimiz de"Geç  kaldınız ama müracaatınızı alalım .Evraklarınızı kontrol edelim ."dedi iki genç bayan. Ben yine içimden dua ediyorum "Baş  melek Mikail lütfen bu genç bayanların yüreğini yumuşatır mısın. Yarın arife. Oruçluyum da. Lütfen bu gün bu iş bitsin ."diyorum.
Yayınevi sahibim huzursuz. İşine dönmek istiyor.Ona "Siz gidin ben beklerim. "dedim. "Eksik bir şey olursa ne yapıcan?"dedi. "Size telefon ederim."dediğimde aklı yattı. Bayramlaştık o gitti.
Ben oturdum bekliyorum. Bayanlar "Eksik imzalar var gelin imzalayın dediler. İmzaladım. Yine oturdum. Ve dualarımı tekrarlıyorum 
Genç olan bayanla bazen göz göze geliyoruz. Gülerek bakıyor bana. Ben de ona. Tekrar beni çağırdılar .    
Genç olanı bu fax silik lütfen yenileyin. Eğer bunu basımevi sahibi yeniden faxlarsa işleminizi bugün sonlandıracağız. Sizi tekrar yormayalım."demez mi.
Hemen yayınevi sahibini arıyorum. "İşi bugün sonlandırıyorlar. Ama silik çıkan  evrak vardı ya onu yeniden gönderir
misiniz?"diyorum ."Tamam hocam birazdan yayınevin de olacağım gönderirim."diyor.
Allahtan yayınevi sahibimi göndermişim ben takip ederim işi diyerek. Bu arada saat 16.45. Ama saat sanki hiç ilerlemiyor. Sanki yavaşladı gibi geliyor.  Fax gecikir filan endişesi taşımıyorum. İçim öyle rahat ki.
O ara duvardaki iri punto ile yazılmış olan "16.00'DAN SONRA İŞLEM YAPILMAZ. BİTMEYEN  İŞLEMLER ERTESİ GÜNE KALIR."
yazısı gözüme çarpıyor.
Genç olan bayan  gülerek uzaktan bana"Fax geldi. Birazdan işlem tamamlanacak. Müdür beyin yanına gidip  evrakları alacaksınız."deyince yanına gittim bayanın. "Biliyor musunuz meleklere  dua etmiştim. Gençler insafa gelseler de bugün işimi sonlandırsalar diye. " deyince bana "Ya öylemi ben de meleklerle ilgiliyim . Çok okuyorum."dedi. Elimdeki kitabınızı göstererek bunu okuyorum şimdi dedim. Hemen alacağım dedi.
Mesai saatinin bitimine beş dakika varken müdür bey çağırdı imza karşılığında evrakları verip iyi  bayramlar diledi.
Benim işimi duvardaki yazıya inat bitiren bayanlara teşekkür ettikten sonra tüm çalışanlara sesimi yükseltip "Hepinize iyi bayramlar dilerim. Melekler hep yanınızda ve sizinle olsun!"diyerek yanlarından ayrıldım.
Baş melek Mikail  hep yanımda ona öyle alıştım ki. 63 yaşında ve öğretmenim. Biraz kambur bir duruşum vardı. Baş Melek Mikailden "Duruşumu düzeltmek için" yardım istedim. Hepimizin bildiği omuzları oynatma "Bana ne! Bana ne" dercesine, bir de omuz başlarımı öne arkaya döndürme hareketini sabahları onar kez yapıyordum. Şimdi ise gün içinde ne zaman aklıma gelse yapıyorum. Duruşum düzeldi inanın. Kızlarım bile hayret etti .Bu kadar kısa zamanda nasıl olur diyorlar...
Başta size olmak üzere kızlarıma ve de tüm meleklerimize sonsuz teşekkürler.
Bayan Beki ailemize hoş geldin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder