HER ÇOCUĞUN ANNESİ NAZMİYE ÖĞRETMEN
Down sendromlu, otistik çocuklara ilkokul seviyesinde ders veren Nazmiye Çaylıoğlu, ebeveynlere ders çıkarmaları için, deneyimlerden faydalanarak yazdığı üç kitabı da büyük ses getirdi.
İki kız çocuğu annesi olarak bir öğretmenin mutlaka anne ya da baba olması gerektiğini savunan Nazmiye Çaylıoğlu, yaşadıklarını ve deneyimlerini yazdığı üç kitabı okuyucuların beğenisine sunuyor. Zorlu bir çocukluk döneminin ardından öğretmen olup kutsal bir göreve başladığını her fırsatta da dile getiriyor. Öğretmenlik mesleğinin devamlı öğrenme üzerine kurulu olduğunun altını çizen Nazmiye Öğretmen; “Sınıf öğretmenliğinden emekli olduktan sonra başladığım yeni bir hayat vardı. Mental çocuklara verdiğim eğitimlerle onları hayata kazandırdığım için kendimi de vicdani olarak inanılmaz mutlu hissediyordum. Bu muhteşem bir his. Bir anne olarak iki kız çocuğumun yanında bir sürü yardıma muhtaç çocuğumun olduğu düşüncesindeyim. Sadece onların değil ilk başta ailelerinin annelerinin babalarının eğitimleri çok önemli. Deneyimlerimden gördüğüm kadarıyla ebeveynlerin yaşadığı süreçler oldukça zor ve meşakkatli işler.” şeklinde konuştu.
ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN ELLERİNİ KİTAPLARIMLA TUTTUM
Yazdığı üç tane kitabında da yaşanmışlıkları anlatan Nazmiye Çaylıoğlu; “İlk kitabım benim hayat hikayemdi. Kitabıma ‘Sen küçükken kaç yaşındaydın?’ adını koyduğumda çok düşünmedim. Annesi çalışan, ölen, eve ekmek getirmek zorunda olan veya ev işlerini üstlenen tüm çocukların aslında çocuk olmadığını ve sorumlulukların altında birçok kez ezildiği için bu ironik ismi seçtim. Bende öyle bir çocuk olarak büyüdüm. Sorumluluklarım yüzünden hayata tutundum ve iyi işler başardım. Çocuk olmayı pek beceremedim. Ancak büyüttüğüm çocuklara ilk çocuk olmayı öğrettiğim için mutluyum. Çünkü bir çocuk saftır, temizdir, masumdur ve mutlu bir çocuk ömrü boyunca iyi bir insandır. Bu düşünceme çok inanıyor ve güveniyorum.
En çok ses getiren kitabım “Tut Elimi” ise benim yaşamadığım ancak ortak olduğum çocuklarımın ve ailelerin hayatlarını paylaştım. Emekli olduktan sonra açıldığım yenidünya başka bir diyar olarak nitelendiriyorum, özel çocukların hayatlarına olan yolculuğu. Bu yolculukta ailelerin yanında olmak ve yapabileceklerine uzman değil de deneyimli bir insan gözüyle bakma ve biraz olsun yalnız değilsiniz demek için bu kitabımı okuyucularımla buluşturdum. O çocuklar insanlara ne kadar şanslı olduklarını göstermek için ve sonsuz bir azmin örneğini sunmak için gönderildikleri inancındayım.” dedi.
İkinci baskısı yapılan ‘Tut Elimi’ kitabının ardından öğretmenlik dönemini anlatan ‘Günaydın Çocuklar’ kitabını da okuyucuyla buluşturan Nazmiye Öğretmen, yaşadıklarını kitaplara dökmenin diğer insanlara yardımcı olmanın dışında, bir anne olarak çocuklarına ve torunlarına bıraktığı miras için çok mutlu olduğunu dile getiriyor. Bir annenin yavrusuna verdiği hediyelerin başında kendi penceresinden bakarak
anlattığı kitaplarının, çocuklarının ileride kendi torunları içinde yol gösterici olduğu inancını taşıdığını da sözlerine ekledi.
KİTAPLARINIZ MİRASINIZDIR!
Nazmiye Çaylıoğlu’na anneler günü hediyesi olarak yazdığı kitaplara telif koruması alan Adres Patent Marka ve Patent Danışmanı Gökçe Çaylıoğlu; “ Bizlere hediye ettiği kitapların ileride sadece bana değil birçok kadına öğretici niteliktedir. Bu yüzden beklediği ilgiyi de kısa sürede gördü. Birçok kadına çocuklarını büyütürken yardımcı olmasının yanında ben çocukları büyütürken uzman görüşlerinin yanında mutlak suretle annelerin deneyimlerinden de yararlanılması gerektiğinin inancındayım. Bir anne çocuğa verilmiş en güzel hediyedir. Ve ben de mayısın ikinci haftasında kutladığımız anneler gününde verilebilecek en iyi hediyenin anemin kelimelerinin ve cümlelerinin çalınma riskinin ortadan kaldırmak olduğunu düşündüm. Onun bize bıraktığı mirası güvence altına alması için kitaplarının telifini ona hediye ettim.
Anneler ve sevgileri çok kutsaldır. Başlangıçta annem olmak üzere tüm annelerin anneler gününü kutlarım.” açıklamasında bulundu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder